Kaza ve Kader Konu Anlatımı

Paylaş
 

1- ALLAH HER ŞEYİ BİR ÖLÇÜYE GÖRE YARATMIŞTIR

Allah kainatta yer alan her şeyi bir plan ve ölçü içerisinde yaratmıştır. Bu yaratılışta hiçbir düzensizlik ve dengesizlik görülmez. Dengeyi bozan insanlardır.
“Gökleri yedi kat yaratan odur. Rahman’ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görüyor musun?” (Mülk suresi, 3. ayet)

Evrendeki ölçü, düzen ve dengeye örnekler:
1- Canlıların yaşamak için oksijen tüketmesi, bunun sonucunda karbondioksit açığa çıkarması, bitkilerin bu karbondioksiti kullanıp oksijen üretmesi.
2- Denizlerdeki tuz oranının, deniz canlıları için uygun ve dengeli bir seviyede olması.
3- Dünya ile güneş arasındaki mesafenin, dünyadaki canlıların yaşayabilmesi için en ideal uzaklıkta olması.

Evrendeki ölçü, düzen ve dengeye Kur’an’dan örnekler:
1- “Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer suresi, 49. ayet)
2- “Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte)dir. Yıldızlar ve ağaçlar (Allah’a) secde ederler. Göğü Allah yükseltti ve dengeyi o koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” (Rahman suresi, 5.-8. ayetler)
3- “Her şeyi yaratmış, ona bir ölçü, biçim ve düzen vermiştir.” (Furkan suresi, 2. ayet)
4- “Geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı yaratan odur. Her biri bir yörüngede hareket etmektedir.” (Enbiya suresi, 33. ayet)

2- KADER VE EVRENDEKİ YASALAR

Kader: Allah’ın evrende olacak olan her şeyi belli bir ölçü, düzen ve uyum içerisinde önceden planlamasına kader denir.

Kaza: Allah tarafından önceden planlanan bu olayların zamanı gelince gerçekleşmesine kaza denir.

Örneğin; Bir insanın ne zaman doğacağının önceden planlanması kader, zamanı gelince o kişinin doğması kazadır.

Evrendeki Yasalar
a- Fiziksel yasalar: Madde ve enerjinin oluşumu, değişimi, yapısı, hareketi ve maddeler arası ilişkiler ile ilgili prensiplerdir. Fiziksel yasalar deneye, gözleme ve araştırmaya dayalı olduğu için evrensel ve değişmez bir niteliğe sahiptir. Örnek; suyun kaldırma kuvveti.
b- Biyolojik yasalar: Canlıların yapısı, beslenmesi, korunması, gelişmesi ve üremesiyle ilgili yasalardır. Örneğin; etle beslenen hayvanların çene yapılarının otla beslenenlerden farklı olması. Develerin çöl iklimine uygun yaratılması…
c- Toplumsal yasalar: Toplumsal olaylar arasında var olan sebep-sonuç ilişkisini gösteren yasalardır. Örneğin; Sanayileşmenin artması ve tarımsal üretimin azalmasıyla köyden kente göçün hızlanması.
     Allahü Teala toplumsal yasalardan Kur’an’da “sünnetullah” diye bahsetmiştir. “…Sen Allah’ın yasasında (sünnetullah’ta) hiçbir değişiklik bulamazsın…” (Fatır suresi, 43. ayet)3- İNSANIN İRADESİ VE KADER

Cüz’î irade: Allah tarafından insana verilen sınırlı seçme özgürlüğüne cüz’i irade denir. İnsan akıl sahibi olduğu için düşünce, söz ve davranışlarında özgürdür. İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasında tercih yapabilir.  www.huseyinarasli.com
Allah insanlara kutsal kitaplar ve peygamberler göndererek iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı bildirmiş, ancak seçme-tercih etme konusunda insanı özgür bırakmıştır. İnsan bu yaptığı seçimlerden Allah katında sorumludur. “Ona iki yolu (iyiyi ve kötüyü) gösterdik.” (Beled suresi, 10. ayet). Örneğin insan alkollü bir şekilde trafiğe çıkıp kaza yaparsa bu yaptığı tercihten Allah katında sorumludur. Bu kaderdir diyerek sorumluluktan kurtulamaz.

İnsanın tercih edebildiği ve bunun sonucunda sorumlu olduğu durumlar: Çalışmak, üretmek, hayırlı işler yapmak, güler yüzlü olmak, ibadet etmek veya bunların tersi…


     İnsanın tercih hakkı bulunmayan ve dolayısıyla sorumlu olmadığı durumlar: Anne-babasının kim olacağı, hangi milletten olacağı, ne zaman doğacağı, ne zaman öleceği, cinsiyetinin ne olacağı…

Küllî irade: Allahü Teala’nın sınırsız dileme gücüdür. O bir şeyin olmasını dilediği zaman ona “ol” der, o da oluverir.

İnsanın özgürlüğü ve sorumluluğu:
– Bir insanın yaptığı davranışlardan, söylediği sözlerden Allah katında sorumlu olabilmesinin şartı akıl ve irade sahibi olmasıdır. “Aklı olmayanın dini de yoktur” (hadis-i şerif)
– Deliler ve çocuklar eylemlerinden sorumlu değildir.
– İnsanın sorumluluğu ise gücü ile sınırlıdır. “Allah hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez.” (Bakara suresi, 286. ayet)
– Allah insanı din seçiminde özgür bırakmıştır. “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara suresi, 256. ayet)

İnsanın çabası: Emek ve rızık
Kendi emeğiyle çalışarak helal yoldan kazanmak ve bu vesile ile rızkını temin etmek dinimizde çok önemlidir. Dünya ve ahiret mutluluğuna erişmek için maddi ve manevi anlamda çaba harcamalıyız. “Gerçekten insan için kendi çalışmasının karşılığından başka bir şey yoktur.” (Necm suresi, 39. ayet)
Peygamberlerin meslekleri:
Hz. Adem – çiftçilik
Hz. Musa – çobanlık
Hz. İdris – terzilik
Hz. Davut – demircilik
Hz. Muhammed – ticaret
Dinimizde çalışmadan, emek harcamadan kötü yolla kazanç elde etmek (kumar, tefecilik vb) haram sayılmıştır. Dilencilik de bu şekildedir. “Sizden herhangi birinizin sırtına bir bağ odun yüklenip satması, dilenmesinden daha hayırlıdır.” (hadis-i şerif)
Allah rezzaktır, yani canlılara rızkı verendir. İnsana düşen rızkına ulaşmak için çaba göstermek ve helal yollara başvurmaktır.

Dünya hayatının sonu: Ecel ve ömür
Her canlının sahip olduğu yaşam süresine ömür denir.
Ömrün bittiği zamana da ecel denir.
Hayat ve ölüm Allah’ın takdirindedir ve O’nun belirlediği ilahî düzen içerisinde sürüp gider. “Allah’ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) belirli bir süreye kadar ertelenmiştir.” (Al-i İmran suresi, 145. ayet)
Bütün varlıklarda olduğu gibi insan ömrü de bir gün sona erecektir. Ömür bitince ecel gelir ve ölüm olayı gerçekleşir, kişi Rabb’ine döner. “Her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut suresi, 57. ayet)
Uzayın ve içinde yer alan galaksilerin, yıldızların ve gezegenlerin de bir sonu vardır. “…her biri, belirlenmiş bir süreye kadar hareketlerini sürdürürler.” (Fatır suresi, 13. ayet)
Bu konuda bize düşen, dünyadaki hayatımızın bir gün sona ereceğini ve sonunda Allah’a döneceğimizi bilerek ömrümüzü iyi ve yararlı işler, salih ameller yaparak değerlendirmektir.

4- ALLAH’A GÜVENMEK (TEVEKKÜL) 


Tevekkül kavramının sözlük anlamı: Allah’a güvenmek, dayanmak.
Tevekkül kavramının terim anlamı: Bir iş yaparken gerekli olan bütün çabayı, gayreti gösterdikten sonra işin sonucunun başarıyla noktalanması için Allah’a güvenmek, sonucu O’na bırakmak. Örneğin; sınavımıza yeterli derecede çalıştıktan sonra başarı için Allah’a güvenmek, O’na dayanmak.

Konuyla ilgili ayetler:
1- “… Kim Allah’a dayanırsa Allah ona yeter.” (Talak suresi, 3. ayet)
2- “Eğer mü’minler iseniz ancak Allah’a güvenin.” (Maide suresi, 23. ayet)
3- “İnananlar yalnız Allah’a dayanıp güvensinler. (İbrahim suresi, 11. ayet)

Konuyla ilgili örnekler:
1- Bir adam Peygamber Efendimize gelerek, “Hayvanımı bağlayarak mı yoksa serbest bırakarak mı Allah’a tevekkül edeyim?” diye sordu. Peygamberimiz ona “Önce bağla, sonra tevekkül et!” buyurdu.
2- Peygamberimiz Hendek Savaşı’nda (627) sahabeden Selman-ı Farisi’nin önerisiyle Medine kentinin etrafına derin bir hendek kazdırmış, böylece düşmanın şehre girmesine engel olmuştur. HAZIRLAYAN: Hüseyin ARASLI. Yayın tarihi: 20.06.2014

“Önce tedbir, sonra tevekkül”

Bu yazı 1335 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Sen diyor ki:

    Sensin ufaklık!!!

Bir yorum bırak

SPONSORLU BAĞLANTILAR